Hotel Didim
Didim ( Didyma ) Hotel Guide

 
   
Didim - Didyma Chat Didim - Hotels Didim - Restaurants Didim - Night Club
       
Didim - Didyma Taxi Didim - Didyma Disco Didim - Didyma Cafe's Didyma Beaches
     

.::. About Didim ( Didyma ) .::.

  • Today Didim ( Didyma ) is a small village close to the sea and praised by tourists and Turks on holiday for its golden sandy beaches. The sea however is not the only attraction for tourists, more so the ruins of the famous Temple of Apollo, a superb example of architecture dating from the Graeco-Roman period, and a sign of grandeur of this area, outstanding for culture and art. Even before the arrival of the Ionians, Difyma was a holy place and its oracle was much feared and much attened. The Persian King Xerxes destroyed the temple in 480 B.C. and looted many of the statues and also removed its vast treasury which owed its magnitude to the generosity of Croesus, King of Lydia. Alexander the Great decided to rebuild the temple after his victory over the Persians which had never been completely finished and was still uncompleted under the Romans, probably on account of its enormous dimension ( one hundred and twenty meters long and twenty-four meters wide) . Christianity put an end to pagan rites and festivals and prevented the temple from being completed. Indeed, in one atrium of the temple a basilica was built.

    Traces remain of the temple's base and three Ionian columns standing twenty-five meters high are still upright, out of the original one hundred and twenty. There are also stones from the sacrificial altar and an antique fountain. The interior court, the pronaos and the steps leading to sacrarium can be all be identified. All around there are fragments of statuary such as the head of the Medusa with snakes for hair and fangs for teeth as she was transformed by Athena. Facing the temple there are a few steps from a second-century B.C. stadium where games were held on Apollo's feast days. A long Sacred Way with colonnaded porticoes, lead from Miletus to the sanctuary.

    Today's Didim ( Didyma ) as rapidly growing holiday resort completely different than what it used to be 10-15 years ago welcoming large population of tourists with its beautiful beaches, ancient towns, culture, climate from all over the world. but comparing to the big tourist resorts like Bodrum, Kusadasi it's not been spoiled we can say. most of the infrastructure work have done by last winter which we expect no more flooding of rain water in Altinkum and better main roads have finished including pedestrian walk paths by the beach.


    Didim ( Didyma ) Hakkında ( Turkish )

     

  • M.Ö yaşayan insanlar fal ve büyü gibi batıl inançlar beslerlermiş. O yıllarda bu batıl inançları bu insanların hayatını yönlendiren en önemli etkenmiş . Dinsel duyarlılıkları ise oldukça karışık ve değişikmiş. Onlara göre her yararlı ve güzel şeyin bir tanrısı vardı. Aşk Tanrısı Eros, Mesela Deniz Tanrısı Poseiden, Şarap Tanrısı Baküs , Güneş ve Işık Tanrısı Apollon gibi. Bu batıl inançlara sahip olan insanlar Ege Denizi çevresinde yaşıyorlardı. O günlere göre ticaret, sanat ve kültürleri oldukça gelişmişti. Truva, Bergama, Efes, Priyon, Milet gibi büyük şehirler kurmuşlardı.

    Didim ( Didyma )’de olan Apollon Mabedi de 20 km kuzeydeki Milet şehri ile diğer yöre halklarının geleceklerini öğrenme ve dertlerine çare bulma isteklerini karşılamak için yapılmıştır. Ionya’nın en büyük kenti Milet’in Didim ( Didyma )’de kurduğu Apollon Tapınağına “DİDİYMEİON” denirdi. İlk çağ yazarları bu adın kaynağını tam olarak veremiyorlar. Ama “İkiz Tapınak, ya da İkizler Tapınağı anlamına gelen bu ad iki dorukta bir dağdan veya tanrı Apollon’un sevdiği ikizlerden gelmelidir.” diyenler var. Nitekim, o çağlarda, şimdi “Tek Ağaç” muhiti diye anılan yerde bulunan birbirine paralel iki Tepeye “Didymeion” denildiğini Fransız tarihçi Charles Texsier belirtiyor. Arkaik devre ait olan bu eski Apollon Mabedi bir çok hükümdar, hatta Lidya Kralı Krezüz tarafından ziyaret edilmişti. Perslerin M.Ö. V. Yüzyılda Anadolu’da yaptıkları saldırılar sonunda Dara “DARİUS” bu tapınağı şehriyle birlikte yıkmış ve içerisinde bulunan bronz Apollon heykelini bir çok esirle götürmüştü. Bu saldırı ve yıkımdan sonra yaklaşık 150 – 180 yıl harap ve terkedilmiş bir halde kalan mabed, Büyük İskender’in Pers’lere karşı zaferinden sonra bu gün gördüğümüz şekilde yeniden yapılmaya başlanmıştı.

    Yapım işi çok büyük çapta tutulur. Mimar olarak Efes’te yanan Artemis Mabedi’ni yeniden yapan Panienie Mileti Dephnis görevlendirilir. Tapınak bitince dünyanın sekizinci harikası olacaktır. Yapım işi uzun yıllar sürer ve bu arada Milet’in hazinesini de bir hayli sarsar. Hatta mabedin inşaatında çalışan usta ve işçiler ücretlerini alamadıkları gerekçesiyle bir süre çalışmazlar. Bir anlamda tarihin ilk grevi gerçekleşir. Bu konu ile ilgili yazılı belgeler Milet’te son yıllarda yapılan kazılarda bulunmuştur.

    Bütün bu zorluklara rağmen mabedin yapımı M.S. II. Yüzyıl ortalarına kadar sürdürülmeye çalışılmıştır. Ama ne varki aradan geçen yüzyıllar içinde nesillerle birlikte inançlar da doğal olarak değişmiş, örneğin, İsa’nın ilan ettiği Hiristiyanlık dini Didim ( Didyma )’deki halk tarafından da benimsenmişti. Dolayısıyla Tanrı Apollon unutulmuş ve onun adına yapımı sürdürülmeye çalışılan mabet de eski önemini yitirmişti. İnşaat Roma krallarının gayretlerine rağmen bitirilemeden yarım bırakılmıştır. Duvarlarının bir kısmına son işçiliğinin yapılması, bazı taşların traş edilmemesi, güneşli tarafta görülen yüksek tek sütunun yevsiz oluşu bunu belirtmektedir. Didim ( Didyma ) Mabedi düzgün en uygun bir alan üzerine inşa edilmiştir. Temellerinde depreme karşı dayanıklı ızgara plan uygulanmış, çevresine 124 sütun konulması (çatıyı tutması için) düşünülmüştür. Sütunların yüksekliği 19,4 metredir.

    Mabedin en ilgi çeken tarafı 1,45 metre eşik bulunan anıtsal kapısıdır. Sağında, solunda ve tabanın’da 7 şer metre uzunluğunda ve yaklaşık 60 ton ağırlığında tek parça mermer bloklarla çevrelenmiş bu dev eşik mimari bir zorunluluktan ötürü yapılmış değildir. Bunda o zamanki, dini görüşün oldukça rolü vardı. Çağın inanışına göre ibadete gelen halk mabedlerin içerisine giremezler, önündeki sunağın çevresinde toplanırlardı. Ancak Rahipler ve Apollon kültürü ile ilgili kahinler mabede girerlerdi.M.S. XV. Yüzyılın bitimine doğru meydana gelen bir deprem ve yangınlar mabedi çok büyük ölçüde tahrip etmiş ve yıkmıştır.

    Gezginler ve arkeoloklar uzun yıllar yıkıntı haliyle kalan bu yapı XVIII. Yüzyıldan sonra ilgilenmeye başlamışlardır. İlk defa Nevton ve C. Texier gibi gezginlerin yazılarında sözü edilen mabed üzerinde çalışmalara 1858 yılında İngilizler tarafından başlanılmıştır. 1872 yılında tapınakta Fransızlar, Thomas ve Rayet başkanlığında çalıştılar.Sistemli kazılar ancak 1904 de Berlin Müzesi adına Almanlar tarafından yapılmaya başlandı. Bu kazı devrin ünlü Arkeoloğu Prof. Theodar Wiegan başkanlığında 1913 yılına kadar devam etti.1924 – 1925 yıllarında Almanlar tapınakta yine çalıştılar ve buğünkü görüntüyü meydana çıkardılar. Bu kazının toplu sonuçları 1941 yılında HI Kneckfusa tarafından “Didyma” adlı bir kitapta yayımlandı. Son yıllarda ise Alman Arkeoloji Profösörü Dr. K. Tuchelt başkanlığında tapınakta yeniden çalışmalara başlanıldı. Nitekim bu çalışmalar sonunda varlığı bilinen “Mukaddes Yol”un kalıntıları gün ışığına çıkartılmıştır.

    Bu mukaddes yol tapınakla, bu günkü Mavişehir’in bulunduğu yerdeki Panormas limanı arasındadır. Dua ve bir takım istekleri için gelenler Panormos Limanında karaya inerler ve 4 km. çevresi aslan ve Branhid heykelleriyle süslü mermer “Mukaddes Yolu yürüyerek Tapınağa varırlardı.Son yıllarda Altınkum sahil yerleşiminin sınırlarını alabildiğince genişleterek sıkıştırdığı Didyma Apollon Tapınağı’nı ziyaret edenlerin, bir zamanlar ücra bir köşede kalmış bu yerin o zamanki güzelliğini tahayyül edebilmeleri neredeyse mümkün değildir. Son zamanlarda resmi makamlar tarafından “Eski Görkemiyle” yeniden ayağa kaldırılması talep edilen Apollon Tapınağı ve yakın çevresi, başka hiçbir yerle karşılaştırılamayacak kadar etkileyicidir. Çünkü başlangıçta Königlich Preussischen Museen zu Berlin adına Theodor Wiegand daha sonra Martin Schede ve 1972 yılından itibaren de uzun süre Klaus Tuchelt yönetiminde yapılan kazılarda, milattan önce 4 üncü yüzyılda öncüleri örnek alınarak başlanmış olan ve Büyük İskender tarafından da desteklenen, devasa mimarinin faniliğini gösteren yıkık durumdaki sütun tamburlarıyla bu tapınak dışında, Artemis Kutsal Alanı ve Kutsal Alanın ziyaretçileri için çeşitli yapılar araştırılmıştır. Bu bağlamda önemli ticaret merkezi Milet ile Didyma’yı Arkaik dönemden beri birleştiren kutsal cadde de araştırılmıştır. 26 kilometrelik bu tören yolu, büyük heykellerle donatılmış dinlenme durakları tarafından bölümlere ayrılıyordu ve imparatorluk döneminden beri en azından son kısmı özenli taş döşeliydi ve sütunlu galerileri vardı. Şimdiye kadar ancak bir kısmı bilinen bu kutsal alan, bir kent gibi programlı oluşturulmuş bir bütün olarak algılanmalıdır.

    19. yüzyılın sonlarında tapınağın hemen yukarısında, genellikle tapınak malzemelerinin kullanıldığı ve yalnız terkedilmiş büyük kilisesi günümüze ulaşmış ve halkı Rumlardan oluşan bir köy vardı. Örenyerinin en yüksek noktası, böyle yerleşimler için karakteristik olan ve tapınağın devasa parçalarının yanında son derece narin duran bir yel değirmeni için en uygun yerdi.19.Yüzyıl boyunca İngiliz ve Fransız araştırmacılarının birkaç kez giriştikleri kazılara rağmen, daha önce kimsenin tasavvur edemediği bu devasa yapının boyutları ancak 1906 yılından sonra büyük teknik zorluklarla gerçekleştirilen kazılarla ortaya çıkmıştır. Ayrıca, 1979 yılında keşfedilen duvarların yüzeyine çizili ayrıntılı planların ortaya çıkması da büyük heyecan uyandırmıştır.

    2003 yılında Andreas Furtwangler yönetiminde başlayan çalışmalar, kutsal alanın erken dönemlerinin anlaşılmasına yönelik olup, aynı zamanda eserlerin ortaya çıkartılmasından hemen sonra onarım ve yeniden ayağa kaldırma çalışmaları sürdürülmektedir. Ayrıca var olan mimari parçaları korumak ve tapınağın etkileyici görünümünü muhafaza etmek için yangınlardan zarar gören mermer parçaların özenle onarılıp çok zaman gerektiren ince çalışmalarla emniyete alınması sürdürülmektedir.


.::. Diğer Sitelerimiz .::.
 
Magosa.Net Lefkosa.Net KKTC Forum KKTC Sohbet Magosa Sohbet Lefkosa Sohbet Girne Sohbet



Designed By
Reklam Departmanı
reklam@kktcbilisim.com
Destek Departmanı
destek@kktcbilisim.com

Bu Site Bir KKTC Bilişim Sitesidir.